Temel Fıkraları

Şart midür?

4/8/2008 09:54
Bir gün Temelle Dursun otururlarken Temel Dursun'a;-"Ula usagum ben politikaci olacagum." demisDursun Temel'e dönüp; -"Sen delimusun ki politikaci olacaksun.."Temel Dursun a dönüp:-"Şart midur?

Atletizm

4/8/2008 09:54
Temel ile İdris bir gun stadyuma gitmişler. Atletler koşarken aralarında şu konuşma geçmiş:Temel : Ula, bu uşaklar hacan niye koşayi?"İdris :- "Biri birinci gelecek, madalya alacak." Temel :- "Haaaa!.. Peçi öbürleri niye koşayi???"

Haline şükret

4/8/2008 09:53
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi! Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:-Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:-Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.

Temel'in oğlu

4/8/2008 09:50

Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:-Temel, baban nasıl iyi mi?Küçük Temel: Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya...Öğretmen şaşkın:-Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu...Küçük Temel sakin:-Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur...

Başka Çimse yokmii

4/8/2008 09:45
Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:-Çimse yok miiii! Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:-Başka çimse yok miiii!

Vergi

4/8/2008 09:45
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:-Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız... Derken Avrupalı söz alır ve: Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız... Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...

Geçim Çaresi

4/8/2008 09:43
Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris’in parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler...Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris söz alır: Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York’i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun... Dursun atılır:- Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En iyisi Amerika’ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk... Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve:- Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz...

Müteahhit Temel

4/8/2008 09:40
Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş. Müdür şöyle bir öneri getirmiş:-Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak... Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş. Amerikalı 40, İngiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmiş. Müdür kızmış:-Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş...-Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami dişarda...

Kaplumbağa Temel

4/8/2008 09:39
Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi. Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel'e düşmüş. Genç kaplumbağa:-Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim... Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış; bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını sormuşlar:-Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?...-Elbette...Diyerek, sarmalardan birini vermişler. Tam ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların arasından fırlamış:-Gitmiyorum işte, gitmiyorum...

Yılan Temel

4/8/2008 09:37

Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş:-Haçan, biz zehirli yilan miyuk?-Heee, n'oldu ki?-Dilimi ısırdum da...

Fadime Feminist olursa

4/8/2008 09:36
Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der:-Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama "bundan sonra alışverişleri sen yap" dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı...Alman konuşmacı: Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama "ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış...Fadime kürsüye çıkmış:-Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel'e "ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı...

Kızartma

4/8/2008 09:34
Bizim Temel karakolda başkomiserdir. Bir gün bir kadın gelir:- Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım ... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?Komiser Temel kadına hiç bakmadan:- En eyisi siz o tavuğu kizartma yapin

HERKES BİLİYOR

4/8/2008 09:33
Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi".

Uy paralar

4/8/2008 09:30
temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş . temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ; - uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu .....?

Savaş

4/8/2008 09:30
Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:     - "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş: - "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!"     Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:     - "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:     - "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta...     - "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.     - "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç:     - "İdriiiiis!" İdrisler ayakta...     - "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde:     - "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım."     - "Tamam oynayalım. Ne diyelim?"     - "VLADEMIR diyelim."     - "Tamam. Bir, iki, üç:     - "Vlademiiiir!" çıt yok...     - "Vlademiiiir!" çıt yok...     Birazdan karşı cepheden:     - "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta:     - "Biiiz..."

Bale

4/8/2008 09:27
Temel ilk kez baleye gitmiş. Parmaklarının uçlarında dans eden kızlara bakmış, bakmış VE: "Taha uzun poylu kizlaru seçselerdu ya!" demiş

Özel hayatına karışmam ben

4/8/2008 09:27
Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:      - Ula Temel Napiysin ?... Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim...      - Ula Temel bunun boynuzlari var....      - Valla ben onin özel hayatina karişmayrum...

Buz tutan göl

4/8/2008 09:23
Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:     - Oğlum burada balık yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,     - Burada balık yok dedim sana...     Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:     - Tanrım, sen misun yoksa?     Ses yeniden duyulur,     - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.

Buzdolabı

4/8/2008 09:20
Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona:     - "Ula temel senin hanım seni aldatıyo" demiş.     Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun'u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla:     - Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin.     - Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nası öldünde buraya geldin.     - Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım.     - Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık

Annesinden Temele Mektup

4/8/2008 09:18
Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, \"İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini\" okumuş; o yüzden taşındık...Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler... Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü...Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan \'o koca düğmelerle paket çok ağır olur\' deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen\"

Önceki Sayfa | Sayfa 1 / 2 | Sonraki Sayfa

Arkadaşlar

- turkiye
- ramazansaman
Ücretsiz Blog